Tarihi çok eskilere dayanan mozaik sanatı, Roma’da yoğun bir şekilde süsleme maksadıyla kullanılmış, kiliseler, saraylar ve kamu binalarının duvarları, zeminleri veya tavanları bu sanatla bezenmiştir. Küçük renkli cam, taş ya da seramik parçalarının bir kompozisyon ve tasvir oluşturacak şekilde yerleştirilerek vücuda getirilen mozaikler, uzun uğraşlar verilerek yapılan incelik ve titizlik gerektiren bir sanattır.
Ayasofya denildiğinde etkileyici mimarisinin dışında aklımıza hemen İncil ve Roma tarihinden kesitler bulabileceğiniz mozaikler gelmektedir. Şimdi gelin hep birlikte Ayasofya’nın içindeki mozaiklere ve hikayelerine hep birlikte göz atalım.

İçindekiler
Sunu Mozaiği
Ayasofya’nın en ünlü mozaiklerinden bir tanesi hiç şüphesiz “Sunu” ya da “Vestibül” mozaiğidir. Resmin merkezinde tahtta oturan ve iki yanında “Tanrının Anası” ifadelerinin kısaltılmış hali bulunan Hz.Meryem, kucağında Hz.İsa ile birlikte tasvir edilmiştir. Resmin sağ tarafında elinde İstanbul’u sunan şehrin kurucusu Konstantin’in solunda “Azizler arasında büyük İmparator Konstantinos” yazmaktadır. Resmin sol tarafında ise Ayasofya’yı sunan I.Justinianus görülmektedir ve sağında “Hatırası ünlü imparator Justinianus” yazmaktadır.. Mozaiğin üstündeki duvarlarda yer alan mozaikler resmi daha da ön plana çıkarır. Mozaik yapının güney girişi kısmında yer alır. Bizans döneminde muhafızlar bu alanda beklediğinden dolayı buraya muhafız salonu da denilmektedir.

6.Leon Mozaiği
İmparatorluk kapısının üzerindeki 6.Leon mozaiği alt katta yer alan en dikkat çekici mozaiklerden bir tanesidir. Merkezde tahtına oturan Hz.İsa tasvir edilmiş, elinde “Barış sizinle olsun. Ben dünyanın ışığıyım.” yazılı bir kağıt tutmaktadır. Resmin Hz.İsa’nın sağında ve solunda birer daire içerisinde resmedilmiş Cebrail ve Hz.Meryem yer almaktadır. Hz.İsa’nın ayaklarına kapanıp sadakatini ve erkek çocuğu olmadığı için üç eş sınırını aşarak dördüncü kez evlendiği için affını sunan kişi ise Doğu Roma İmparatoru 6.Leondur.

Seraphim Melekleri
Ayasofya’nın en merkezi yeri olan kubbeye baktığınızda, pandantiflerin üzerinde toplamda dört tane melek vardır. Bu melekler İslam inancındaki dört meleğe denk gelmez. Seraphim Melekleri Hıristiyan inanıcına göre Tanrı’nın tahtını korumakla yükümlü meleklerdi. Birbirlerinden ufak farklılıklarla ayrışan altı kanatlı bu melek tasvirlerinin yüzleri, Osmanlı Devleti döneminde metal bir kapak ile örtüldü. 2009 yılındaki çalışmalar sırasında kuzeydoğudaki melek tasvirinin yüzü açılarak sergilenmeye başlandı. Bu meleklerden ikisi mozaik olarak yapılmışsa da diğer ikisi fresktir.

Apsis Meryem Mozaiği
Bugün mihrabın üst kısmında yarı kubbenin içinde yer alan, Meryem Mozaiği, İkonaklazma döneminden sonra yapılan ilk figüratif tasvirdir. 9. yüzyıla tarihlenen bu mozaikte Hz.Meryem, arkalığı olmayan bir tahtta otururken tasvir edilmiştir. Kucağında ise tamamen altın moziklerden oluşan sarı elbisesiyle Hz.İsa yer almaktadır. Söz konusu mozaiğin canlı renkleri bugün dahi görenleri etkisi altına almaktadır.

Apsisteki Melekler
Apsiste yer alan iki melek mozaiği vardır. Apsis kemerinin sağ tarafında Cebrail, sol tarafında ise Mikail tasvir edilmiştir. Bir elinde kristal bir küre, bir elinde de bir asa tutan Cebrail’in mozaiği kısmen iyi durumda olsa da Mikail’in yalnızca ayağı ve kanadının ucu günümüze ulaşabilmiştir. Bu iki melek figürü de 9. yüzyıla tarihlenmektedir.

Yakarış Mozaiği
Ayasofya’nın belki de resim tekniği açısından en önemli mozaiği “Yakarış” yani “Deisis” mozağidir. Öyle ki bu mozaik Doğu Roma sanatında Rönesansın başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Yüz ifadeleri ve renklerdeki canlılık görülmeye değerdir. Resmin merkezinde Pantakrator İsa bulunmakta, sağında Hz. Meryem solunda ise vaftizci Yahya kıyamet gününde insanlığın affedilmesi için Hz.İsa’ya yakarmaktadırlar. 13. yüzyıla tarihlenen mozaik, Ayasofya’nın üst katında ziyaretçilerini etkilemeye devam etmektedir.

9.Konstantinos ve Zoe Mozaiği
Ayasofya’nın üst katındaki bir diğer mozaik ise İmparator 9.Konstantinos ve Zoe Mozaiğidir. 1930’larda temizlenen bu mozaiğin de merkezinde Pantakrator İsa yer alır. Hz.İsa’nın sağında elinde imparator ve eşinin Ayasofya’ya olan bağışını simgeleyen bir kese ile imparator yer alır ve başının üzerinde “Romalıların inançlı hükümdarı, Tanrının İsa’sının Kulu Konstantinos Monomakhos” yazarken, imparatoriçe Zoe’nin başının üzerinde “Çok dindar Agusta Zoe” yazılıdır. 9.Konstantinos, Zoe’nin üçüncü evliliği olmasından dolayı, mozaiğin yüzü bedeni aynı kalacak şekilde değiştirilmiştir.

2.İoannes Komnenos Aile Mozaiği
12.yüzyılda yapılan bu mozaik Ayasofya’nın üst katında yer alır. Merkezde Hz.Meryem ve kucağında bebek İsa yer alır. Hz.Meryem’in sağında İmparator Komnenos vardır. İmparatorun başının etrafında “Romalıların Hükümdarı Porphyrogennetos İoannes Komnenos” yazarken, Macar asıllı eşinin başının etrafında “Dindar Augusta Eirene” yazmaktadır. Eirene’nin solunda ise tahtın ortakçısı ilan edilen oğlu Aleskios’un resmi mevcuttur. Bu mozaik suretleri olduğu gibi yansıtmasından dolayı Ayasofya’nın en gerçekçi tasvirleri olarak geçmektedir.

İmparator Aleksandros Mozaiği
Kuzey galeride yer alan Aleksandros Mozaiği Fosatti tarafından ortaya çıkarılıp resmedilen ancak tekrardan sıvayla kapatılan bu mozaiğin yeri ancak 1958 yılında bulunabilmiştir. Hiç zarar görmeyen mozaikte Aleksandros tören kıyafetleri içerisinde, sağ elinde bir tomar, sol elinde ise bir küre tutmaktadır. Kısa süre tahtta duran imparatorun bu mozaiği 10.yüzyıla aittir.

Patrik Mozaikleri
Ayasofya’nın kuzey yönünde hafifletme duvarı “tymphanon” duvarının nişleri içerisinde mozaikten yapılma Patrik figürlerinden günümüze yalnızca üçü ulaşabilmiştir. Birinci nişte İstanbul Patriği Genç İgnatios vardır. Dördüncü nişte yine İstanbul Patriği Aziz İannes Khrysostomos, altıncı nişte ise Antakya Patriği Aziz İgnatios Theophoros yer almaktadır.

Patrik Odasındaki Deisis Mozaiği
Bugün ziyaretçilere açık olmayan ve Papaz odası olarak isimlendirilen alanda bir “Deisis” mozaiği daha mevcut. Ancak bu mozaikte Hz.Meryem ve Hz.İsa tasvirleri kısmen iyi durumdayken, vaftizci Yahya’nın olduğu kısım zamana yenik düşmüştür. Yine bu bölümde daha havarilerin ve Kudüs’e kadar yolculuk yapan Konstantinos’un annesi Helena’nın tasvirlerinin olduğu fakat günümüze ulaşamadığı düşünülmektedir.

Sultan Abdülmecit Tuğrası
Ayasofya içerisindeki en ilginç mozaik ise Sultan Abdülmecit’e aittir. Yaptırdığı tamirat sırasında birçok mozaiğin gün yüzüne çıkmasını sağlayan Abdülmecid, kendisinin de bir portresinin buraya yapılmasını istese de dönemin şartlarından dolayı bu pek de mümkün değildi. Bunun üzerine Fossati kardeşler bir mozaik ustasıyla işbirliği yaparak Ayasofya’nın dökülmüş olan orijinal altın yazmalı mozaiklerinden sultanın tuğrasını yapıp hediye etmişlerdir. Bu tuğra, belki de dünya üzerinde mozaikle yapılan tek örnektir. Uzun süre Topkapı sarayı depolarında kalan mozaik, Ayasofya müdürü Bülent Bilgin zamanında Ayasofya’ya taşındı.
Ayasofya’nın Mozaikleri Yazımız İçin Tıklayın

Ayasofya’nın Kısa Tarihini Keşfetmek İçin Tıklayın

Ayasofya’nın Özel Eser ve Mekanlarını Keşfetmek İçin Tıklayın






