Türkiyeİstanbul

Ayasofya’nın Hatları

Arap harflerinin belirli bir estetik ölçüsüne sadık kalınarak yazma sanatı olarak açıklayabileceğimiz hat sanatı, tüm İslâm dünyasının ortak bir değeridir. Arap coğrafyasında geliştirilen sanat, farklı milletlerin katkılarıyla hem çeşitlenmiş, hem de daha mükemmel bir hale bürünmüştür. Özellikle Türkler hat sanatına öylesine muazzam bir katkı yapmıştır ki İstanbul bu sanatın merkezi haline gelmiştir. Öyle ki “Kuran Hicaz’da nazil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı.” sözü dilimizde yer edinmiştir.

Bugün dahi Türkiye’de icazet usulüyle devam eden hat sanatı, maalesef gereken ilgiyi görememekte ve insanlar şaheser yazıların yanından geçerken bir bakış dahi atmamakta, ortaya konulan sanatı anlayamamaktadır. Bu da hat sanatının en değer görmeyen sanat dallarından biri olmasına neden olmaktadır.

Gelin hattın zirvesi olan şehrin en önemli eserlerinden biri olan Ayasofya’daki hat levhalarına hep birlikte göz atalım.

Kubbe

Türk tarihinin yetiştirdiği en önemli hattatlardan biri olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Ayasofya’nın kubbesinin iç kısmına “Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nûrunun misali, içinde kandil bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inciyi andıran bir yıldızdır; (bu kandil) doğuya da batıya da ait olmayan, yağı neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Nûr üstüne nûr. Allah nûruna dilediğini kavuşturur. Allah insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.” mealindeki Nur suresinin 35. ayeti yazmış, bununla da kalmayarak Ayasofya’nın simgelerinden biri haline gelen dev levhaları büyük bir titizlikle yazmıştır.

Dev Levhalar

Neyzen, bestekar, şair, devlet adamı ve hattat olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin sanatını konuşturduğu en önemli eserlerden biri de hiç şüphesiz Ayasofya Camisi içerisindeki devasa hatlardır. 7,5 metre çapındaki bu 8 hat levhası Allah, Muhammed (s.a.v.), dört halife ve peygamber torunları Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin’in isimleri yazılıdır.

Yıllarca Ayasofya’ya ayrı bir ihtişam katan bu levhalar kısmen atölyede hazırlanarak, parçalar halinde Ayasofya’ya getirilerek içeride birleştirilmiştir. Bunun da nedeni levhaların Ayasofya’nın kapılarından daha uzun olmalarıdır. Ayasofya müzeye çevrildiğinde bu levhalar da dışarıya çıkarılamamış, 1949 yılına kadar asıl yerlerine asılmamıştır. Bugün bakanları kendisine hayran bırakan bu sanat eserleri Ayasofya’nın en önemli parçalarından biridir.

8’li Levha Grubu

Yine Kazasker Mustafa İzzet Efendiye ait, mihrap duvarına asılı 8 adet hat levhası bulunur. Bu levhalar büyük levhalarla aynı konsepte ve içeriğe sahip olsa da yazıldığı tertip açısından onlardan ayrılır. Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin öğrencisi, aynı zamanda Kubbetü’s Sahra’nın hatlarını yazan Hattat Şefik Bey de aynı konseptte 8 levha yazmıştır. Bu levhalar hünkar mahfilinde yer almaktadır.

II.Mustafa

Ayasofya Camisinin en eski hat levhası, kendisi de bir hattat olan Sultan II.Mustafa’ya ait Besmele-i şerif levhasıdır. Levhanın sağ ve sol üst köşelerinde “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.” mealindeki Ahzab suresinin 56. ayeti sülus yazı ile 1693 yılında yazılmıştır.

Ayasofya’daki bir diğer II.Mustafa’ya ait levha mihrabın hemen sağ tarafında bulunur. “Allah’ım, Muhammed (s.a.v.)’in şefaati ile cennete bizleri kabul eyle” mealindeki bir dua yazmaktadır.

III.Ahmet

Sultan hatlarının en güzellerinden bir tanesi de hattat Sultan III.Ahmet tarafından yazılan hadis-i şeriftir. “Hikmetin başı Allah korkusudur.” manasındaki bu hadisin yazıldığı levha mihrabın yakınında bulunur.

II.Mahmut

Ayasofya’ya hat levhası yazan bir diğer sultan da Sultan II.Mahmut’tur. Bir dua levhası olan bu eserde “Sübhan olan Allah’ı, ona hamd ederek tesbih ederim; azim olan Allah’ı tesbih ederim.” yazmaktadır.

Hattat Rakım

II.Mahmut’un imzasının bulunduğu ancak hocası Hattat Rakım tarafından yazılan bu müthiş celi sülüs hat levhasında kelime-i tevhid’in farklı bir varyantı olan “Allah’tan başka ilah yoktur, O Rab’dır ve âlemlerin Rabbi’dir; Muhammed (s.a.v.) O’nun peygamberidir.” yazmaktadır.

Veliyüddin Efendi

Hattat Veliyüddin Efendi tarafından yazılan “Allahu Teala bereketli kılsın.” mealindeki bu dua mihrabın solunda yer almaktadır.

Muhammed Esad Yesari

Sol eliyle yazdığından dolayı “Yesarî” lakabını alan Hattat Muhammed Esad Yesarî tarafından yazılan “Bir olan Allah bana yeter” mealindeki hat levha.

Ayasofya’nın Hat Eserlerini Keşfetmek İçin Tıklayın

Ayasofya’nın Kısa Tarihini Keşfetmek İçin Tıklayın

Ayasofya’nın Özel Eser ve Mekanlarını Keşfetmek İçin Tıklayın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu