
Felafel
Ortadoğu mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan Felafel, her ne kadar isim olarak aynı kalsa da malzeme ve tat açısından bölgeden bölgeye değişmektedir. Ağırlıklı olarak ana maddesi nohuttan oluşsa da özellikle Mısır’da bakladan da yapılır. Suriye Felafeli ile Filistin, Lübnan ve Ürdün’de yapılan felafeller birbirinden tat ve şekil olarak farklıdır. Felafele farklılık getiren bir diğer etken de bölgeden bölgeye değişen sos ve meze çeşitliliğidir.
Tüm bunları değerlendirip Filistin’in ünlü sokak lezzeti olan felafelin, yiyebileceğiniz en güzel felafel formlarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Köfte halinde kızgın yağda kızartılarak hazırlanan sarımsak, soğan, mor soğan, reyhan ve biraz da undan mamül bu yiyecek, kendine has da bir baharat çeşnisine ve sosa sahiptir. Kimyon, karabiber, kişniş, zerdeçal, toz biber gibi baharatlar felafel köftelerine bambaşka bir rayiha katar. Tahin, yoğurt ve limon suyundan oluşan sosun yanına kırmızı acı biberden yapılma bir acı sos da isteğe bağlı olarak tercih edilebilir.
Uzun lafın kısası Filistin’e gittiğinizde felafel köftelerini lezzet listenize ekleyiniz. Sandiviç halinde bol soslu ve bol malzemeli ılık bir felafel sipariş ettiğinizde yüzyıllardır yapılan bir sokak lezzetini de deneyimlemiş olacaksınız.

Humus
Mezeler arasında kendisine geniş bir yer bulan humus, bu coğrafyanın en çok tükettiği yiyeceklerden. Daha çok Arap ülkelerinde tüketilen, Türkiye’nin güney illerinde de görmeye alışık olduğumuz bu lezzet, son dönemlerde yaşanan göçlerle birlikte Amerika ve Avrupa’da da oldukça popüler.
Haşlanıp soyulan ve püre haline getirilen nohuta tahin, sarımsak ve limon eklenerek hazırlanan bu mezeye, isteğe bağlı sebzeler ve baharatlar atıldıktan sonra zeytin yağı dökülür ve afiyetle yenilir.
Yapanın el lezzetine ve tutturduğu kıvama göre büyük farklılıklar gösterebilir. Filistin humusun en güzel yapıldığı yörelerden bir tanesi olduğundan dolayı buraya gittiğinizde mutlaka tatmalısınız.

Maklube
Levant bölgesinin vezgeçilmez yemeklerinden biri olan Maklube, hazırlanış biçimine göre çeşitlilik gösterir. Bunlardan en ünlüsü ise hiç şüphesiz Filistin bölgesinin tarifidir.
Badem, şam fıstığı ve kuzu etinin kavrulduğu bir tencereye patlıcan dizilir. Onun üzerine et, onun üstüne pirinç; tekrar patlıcan, et ve pirinç konularak tüm tencere bir güzel doldurulur. İçine bir miktar su eklenip pişirilir.
Bir tepsi içerisine tencere ters çevrilip içindekiler boşaltılarak sunulan bu geleneksel yemek tek bir tencereden yeme kültürünün en bariz örneklerinden birisidir.

Babagannuş
Levant bölgesinin bize de yabancı olmayan bir mezesi de babagannuştur. Bu meze közlenmiş patlıcan, domates ve biberin kabuklarından arındırılmış bir şekilde püre haline getirilerek, sarımsak, tuz, nar ekşisi ve bölgenin olmazsa olmazı zeytinyağı ile bir araya getirilmesiyle meydana gelir.
Bizim ülkemizde daha çok patlıcan salatasına yakın olan bu meze, size çok da yabancı gelmeyecektir.

Kibbe
Bulgurun en güzel hallerinden birisi de hiç şüphesiz içli köftedir. Bulgur hamurunun içerisine kıyma, soğan, çeşitli baharatlar ve tercihe bağlı ceviz doldurularak iki farklı yöntemle pişirilir. Birincisi ülkemizde Siirt taraflarında görüldüğü gibi haşlama olarak pişirilirken, bir diğer pişirilme yöntemi ise kızgın yağda kızartmaktır. Şekil olarak birçok ülkede aynı olsa da tatlar şehirden şehire bile değişiklik gösterir. Bunun da en önemli nedeni yerel halkların ayrışan damak tadına göre kullanılan baharat çeşitliliğidir.
Filistinde daha ziyade kızartma usulüyle yapılan kibbe, yapımı çok emek istediğinden dolayı yerken saygı göstereceğiniz cinsten bir yemek.

Musahan
Filistin’in en çok sahiplendiği ekmek çeşidi de tabun ismi verilen fırınlarda pişirilen yassı bir ekmek çeşididir. Bu ekmeğin üstüne kavrulmuş tavuk, soğan, çam fıstığı, yenibahar, sumak ve tercihe bağlı baharatlar atılarak Musahan elde edilir.
Ispanaklı, soğanlı, peynirli ve kıymalı yapılan bu ekmekler aynı zamanda bir yemeğin yanında da katık amacıyla servis ediliyor. Türkiye’deki tandır ekmeğine benzeyen bu ekmeye Filistin’in hemen her yerinde rastlayabilirsiniz.

Şavurma
Kökenleri Bursa’ya uzanan döner, kısa sürede Osmanlı Devletinin birçok noktasında görülmeye başlandı. Türkçe ‘çevirme’ kelimesinin Arap ağzında ‘şavurma’ haline gelip Levant bölgesine ulaşan bu sokak lezzeti Filistin’e de taşındı. Etten de yapılmasına rağmen daha ziyade tavuktan mamül şavurma yaygındır. Türkiye’deki emsalleriyle karşılaştırıldığında daha yağsız etten yapılan Filistin şavurması, soslarıyla da farklılık sunuyor. Sarımsaklı mayonez, tahinli ve acılı soslar bu lezzetin olmazsa olmazı. Yolunuz Filistin’e düştünde bir öğününüzü bu lezzete ayırmanız hiç de fena olmaz.

Menakiş
Levant mutfağının bir diğer yassı ekmeği olan menakiş, üstü genelde zahter ve zeytin yağı ile kaplanmış hamurun fırına sürülmesiyle elde edilir. Peynirli ve kıymalı çeşitleri de Filistin’in her yerinde yaygındır. Kıymalı menakişe mutlaka domates gibi sebzeler de eşlik eder.
Bir nevi bu coğrafyanın pizzası gibidir. Ancak tercih edildiği öğünde farklılık gösterir. Genelde kahvaltıda ekmek ihtiyacını gideren pratik bir lezzet olan Menakiş, öğle yemeklerinde dahi tüketilebilmektedir. Ancak siz yine de kahvaltınızda menakiş için küçük bir yer ayırmayı unutmayın.

Mansaf
Bedevi geleneklerini yansıtan bir yemek olan mansaf, özel günlerde ve kalabalık davetlerde yenilir. Pirinç, kuzu, tabun ekmeği, çam fıstıkları üzerine keçi yoğurdu dökülerek yenilir. Herkesin aynı tepsiden yediği bu yemek genelde elle yenilir. Tabi siz kaşık da kullanilirsiniz. Ancak unutmayın bu kültürde birisi etlerinizi sizin için ayıklıyor ve hazırlıyor ise bu size karşı olan hürmetinden ve misafirperverliğinden kaynaklanmaktadır.

Kudüs Simidi
Şekli, boyutu ve tadı itibarıyla Türkiye’deki simitten biraz farklı olan Kudüs simidinin tarihi tâ Hürrem Sultan’a kadar gider. Kudüs’te simidin de pişirildiği bir aşhane açtıran sultan, şehre yeni bir lezzet kazandırmıştır. Bugün Kudüs’ün birçok fırınında denk geleceğiniz bu simit, daha çok sokakta el arabasında ya da simit tezgahında seyyar olarak ağırlıklı erken saatlerde satılmaktadır. Özellikle kahvaltı yapmadan evden çıkan Kudüslülerin vazgeçilmez lezzetlerinden bir tanesidir.

Künefe
Kökeni Levant bölgesi olan kadayıf tatlısı, birkaç farklı usülde yapılır. Bölgesine göre tat ve kıvam farklılığı anlaşılmayacak türden değildir. Peynir ve kadayıfının pişirilip, şerbet eşliğinde servis edilen bu tatlı, kullanılan kadayıf ve içerisindeki peynir türüne göre farklı tatlara bürünür.
Arap coğrafyasında künefenin en çok beğenildiği yer Filistin’dir. Siz de hemen her şehirde bulunan ünlü bir tatlı dükkanında Filistin künefesinin tadını çıkarabilir ve diğer yerel tatlıları deneyebilirsiniz.






